Polislerin Kaç Gün İzni Var? Kendi İzin Günlerime Dair Derin Düşünceler ve Komik Anılar
İzmir’de yaşıyorum, 25 yaşındayım, arkadaşlarım hep “Sen çok esprili adamsın” derler ama ben çoğu zaman, biraz da kendi içimde, her şeyin fazla derinine inip kafa patlatırım. Mesela, geçenlerde düşündüm: Polislerin kaç gün izni var? Hani o koca devletin, büyük sorumlulukları omuzlarında taşıyan, günün her saati devriye atan, bir yandan da o meşhur “N’oldu lan orda?” bakışlarıyla halkı gözetleyen polislerin izin günleri nasıl oluyor? Şaka bir yana, bu konuda düşündükçe daha çok garip bir hâle geldim. Çünkü işin içine biraz mizah sokunca, baştan sona tuhaf bir yolculuğa çıkıyorsunuz.
1. Polislerin Kaç Gün İzni Var? İzin Günlerinin Sayısını Ciddiye Almak (Ama Azıcık Mizah Katmak)
İlk önce, bu “polislerin izin günleri” meselesine ciddi bir yaklaşım yapalım. Polislerin izni, diğer mesleklerde olduğu gibi “yıllık izin” ya da “rapor” olarak iki kategoriye ayrılabilir. Ama buradaki en büyük fark, polislerin izin günlerinin, aslında çoğu zaman kamu güvenliği adına esnek olabilmesidir. Hani diyelim ki, evde oturup kahvenizi içerken bir polis, “Aman ya, sen tatildeyken ben seni arayayım, sen bana izindeyken ben de şehri koruyayım, tamam mı?” demiyor tabii. Onlar her an bir çağrıya hazır.
Polislerin yıllık izin hakkı genelde 30 gündür. Ancak bu, bazen çok daha karmaşık bir hâl alabilir. Çünkü polislerin çalışma koşulları, onların izne çıkmalarını doğrudan etkileyebilir. Yani, 30 gün izni var ama bu izni kullanıp, mesela bir ay tatile gidemiyor çünkü o anda bir operasyon var, onlara başkasının bakması gerekiyor falan.
İçimden diyorum ki: “Ya bir hafta bile tatil yapmamış bir polis, her gün aynı devriye rotasında koşturuyor. Bu adamın ne zaman rahatlayacak zamanı var ki?” Kafamda bir polis, bir hafta boyunca uyumadan, sürekli mesai yapıyormuş gibi düşünüyorum. Gerçekten çok garip. Bir yandan da diyorum ki: “Keşke ben de tatilde olsam, ama nerdeeee, yazdığım yazıyı bitirene kadar tatile gidebilecek miyim? Allah bilir!”
2. İçimdeki Esprili Polis: “Ya Biraz Tatile Gitsene!”
Bir arkadaşım vardı, polis olarak çalışıyordu. Bu konuyu açtım, “Polislerin kaç gün izni var?” dedim. O da “Bize de yıllık 30 gün izni veriyorlar, ama izin kullanmak zor iş. Devriye var, operasyon var, her an bir şeyler oluyor. İzinli olduğunda bile sürekli telefonun çalıyor” dedi. İçimden şöyle dedim: “Aha, bu kadar yoğun bir hayat yaşadığında, iznin aslında yok gibi bir şey oluyordur.” Hemen ona esprili bir cevap verdim: “Peki ama polisin ‘Ya biraz tatile git’ diyen birisi yok mu?”
O da cevapladı: “Vallahi yok, herkes ‘Eee, sen zaten bizden daha iyi tatil yapıyorsun, biz senin işini anlamayız’ diyor.” Sonra bir süre sustu. İçimden dedim ki: “Ya hakikaten, kimse onlara ‘Tatilde biraz denize gir’ falan demiyor, yok öyle bir dünya.” Sonra konu değişti, ama o an düşündüm de, polislerin tatili biraz daha karmaşık. Çünkü onlar çalışırken bile tatilde olduklarını düşünmüyorlar.
3. Polislerin İzin Günleri ve Benim Tatil Hayalim: Tam Bir Farklılık
Şimdi, bir de benim tatil anlayışıma bakalım. Polislerin izin günleri ile benim tatil hayalim arasında o kadar büyük bir fark var ki! Ben tatilimi düşündüğümde, hayalimde sadece şezlong, deniz ve havuz var. Ama polis tatilinde, o an için yapılması gereken işler var, bir operasyon olabilir, ya da “Adamlar orada!” diye bağırarak, anında dönebilirler.
Ben: “Yahu, geçen sene tatile gitmiştim, 5 gün boyunca tatil yaptım ama nasıl geçtiğini anlamadım. Ya polis, gerçekten tatilde nasıl zaman geçiriyor? Bir dakika boyunca bile rahat edebilir mi?”
İçimdeki ses bana şöyle dedi: “Hadi ya, sen her gün akşam saat 6’da işten çıkıyorsun, oysa polis her an devriye atmak zorunda. İzin günlerinde bile telefonlarına cevap vermek zorunda kalıyorlar. Bir saat de onlara kendilerine ayrılmalı.”
Peki, o zaman şu soru geliyor: Polislerin izni, bir anlamda tatil değil, kaçış mı?
4. Polisler İçin Bir Fantezi: “Tatilde Olmak” Ne Demek?
Gerçekten de polislerin izni, bizim bildiğimiz anlamda tatil gibi değil. Hani şu “Bütün hafta boyunca yoruldum, bugün hiçbir şeye karışmayacağım” dediğimiz o tatil anlayışı var ya, işte polisler için o pek mümkün olmuyor. Bu yüzden, polislerin izin günlerinde, “Aman biraz kendime vakit ayırayım” diyebilecekleri bir durum yok. Ya da en azından çok nadir oluyor.
Bir yandan da düşünüyorum, acaba bu tatil gerçekten bizim düşündüğümüz gibi mi olmalı? Yani, hiçbir şey yapmadan, sadece yatmak, deniz kenarında bir kitabın başına oturup çay içmek de doğru bir tatil anlayışı mı? Belki de polisin izni de sadece bir kaçış olmalı. Onlar, işte tam o anlarda hem fiziksel hem de zihinsel bir “değişim” yapmak zorundalar. Ve bu değişim, aslında bizim tatil anlayışımızla kıyaslanamaz.
5. Sonuç: Polislerin İzin Günleri ve Benim Tatilim
Evet, polislerin kaç gün izni var sorusunu düşündükçe kafamda çok farklı düşünceler oluşuyor. Polislerin 30 gün yıllık izni var, ama tatil diye bir şey yok gibi. Onlar sürekli göreve hazırlar. Bu bence biraz dramatik, ama bir o kadar da gerçek. Gerçekten de tatil, polisler için bir lüks değil, sadece bir ihtiyaç.
Bir de bu kadar esprili yaklaşıp, tatilimi hayal ederken aslında şunu fark ettim: Bizim tatil anlayışımızda zaman yavaş geçiyor, her şeyden uzaklaşıyoruz. Ama polis için bu, bir tür görev. Ve onlar, her an devriye atmaya, güvenliği sağlamaya hazırlar. Bu yüzden polislerin izin günleri bence kesinlikle fazlasıyla kıymetli. Hem görev anlayışları hem de bizim gözümüzdeki saygı açısından çok önemli.
Polislerin izni var mı? Tabii ki var ama onların tatili, bizlerin bildiği tatil değil. Ve bu tatil, bence daha özel, daha kıymetli. Ama şunu da unutmayalım: Herkes bir gün tatil yapmayı hak eder. Polisi de biz de…