Dünyanın farklı köşelerinde insanların nasıl bir araya geldiğini, nasıl fikir ürettiğini ve ortak kararlar aldığını düşündüğümde her defasında aynı merak duygusuna kapılıyorum: Bir topluluğun zihni kaç kişide buluşur? Bir fikir ne zaman yalnızca bir kişinin düşüncesi olmaktan çıkar ve ortak bir hayalin parçasına dönüşür? Bir kahve masasındaki sohbetten bir köy meydanındaki toplantıya, bir aile meclisinden modern şirketlerin yaratıcı oturumlarına kadar insanlık tarihi boyunca birlikte düşünmenin sayısız biçimi ortaya çıkmıştır. Beyin fırtınası kavramını yalnızca modern iş dünyasına ait bir yöntem olarak görmek, insan topluluklarının binlerce yıllık ortak düşünme pratiklerini gözden kaçırmak anlamına gelir. İnsanlar her zaman sorular sormuş, fikir alışverişinde bulunmuş,…
Yorum BırakRüzgarlı Fikir Esintisi Yazılar
Yele okurlarına özel hazırlanan bu içerikte “Karda yürümek ne demek” hakkında en önemli detayları derledik. Karda Yürümek Ne Demek? Sessiz Bir Gecede Öğrendiğim Duygusal Anlam Kayseri’de kışlar bana her zaman başka bir şey hissettirdi. Çocukluğumdan beri kar yağdığında sanki şehir yavaşlar, sokakların sesi azalır ve herkes kendi düşüncelerinin içine çekilirdi. 25 yaşında biri olarak hâlâ kar yağdığı günlerde pencerenin önünde uzun süre oturup dışarıyı izliyorum. Belki de bu yüzden günlük tutmayı seviyorum. Çünkü bazı anlar vardır, insan onları sadece yaşamakla yetinemez; yazmak, saklamak ve yıllar sonra tekrar hissetmek ister. Geçen kış tuttuğum günlüğün bir sayfasında şu cümleyi yazmışım: “Bugün karda…
Yorum BırakYele olarak bu yazımızda “Atatürk’ün en çok sevdiği atın adı nedir” konusunu masaya yatırıyoruz. Keyifli okumalar! Atatürk’ün En Çok Sevdiği Atın Adı Nedir? Bilimsel Bir Bakışla Atatürk ve At Sevgisi Atatürk’ün En Çok Sevdiği Atın Adı Nedir? Mustafa Kemal Atatürk denildiğinde akla askerlik, liderlik, devrimler ve bağımsızlık mücadelesi gelir. Ancak onun hayatının daha kişisel ve insani bir yönü de vardır: doğaya, hayvanlara ve özellikle atlara duyduğu büyük sevgi. Peki, Atatürk’ün en çok sevdiği atın adı nedir? Bu sorunun cevabı Sakaryadır. Atatürk’ün en sevdiği at olarak bilinen Sakarya, yalnızca bir binek hayvanı değil; onun hayatında özel bir yere sahip olan, savaş…
Yorum BırakÇok düşünme hastalığı için hangi doktora gidilir? Aşırı düşünmenin nedenleri, belirtileri ve doğru uzmana başvurma rehberi “Ya şöyle olursa?”, “Bunu neden söyledim?”, “Acaba yanlış mı yaptım?”… Bazen zihnin içinde başlayan küçük bir konuşma, saatler süren bir düşünce döngüsüne dönüşebilir. Gece yatağa uzandığında geçmişte yaşanan bir konuşmayı tekrar tekrar hatırlayan, gelecekte olabilecek ihtimalleri tek tek hesaplayan ya da basit bir karar verirken bile zihinsel olarak yorulan kaç kişi vardır? Birçok insan “çok düşünme hastalığı” olarak ifade edilen bu durumu yaşarken aslında kendisine şu soruyu sorar: Çok düşünme hastalığı için hangi doktora gidilir? Bu sorunun cevabı, yalnızca bir bölüm adı söylemekten daha…
Yorum BırakKuzu Kulağı Otu Nerede Yetişir? Doğanın Unuttuğumuz Ekşi Lezzeti Kuzu kulağı otu nerede yetişir sorusu, son yıllarda doğadan gelen besinlere ilginin artmasıyla birlikte daha fazla sorulmaya başladı. Açıkçası bu ilgiyi biraz geç kalmış buluyorum. Yıllarca market raflarında paketlenmiş, şekli şemali belli olmayan “sağlıklı” ürünlerin peşinden koştuk; oysa Anadolu’nun birçok köşesinde kendiliğinden yetişen, toprağın gerçek hikâyesini anlatan bitkileri görmezden geldik. Kuzu kulağı otu tam da bu unutulmuş hazinelerden biri. Hafif ekşi tadı, ince yaprakları ve kendine özgü aromasıyla özellikle Ege ve Akdeniz mutfağında yeri olan bu bitki, aslında doğanın “ben buradayım” diye bağıran ama çoğu kişinin yanından geçip gittiği bir armağanı.…
Yorum BırakNitelikli Göçmenlik: Edebiyatın Hafızasında Yolculuk, Kimlik ve Yeni Bir Başlangıç Kelimeler yalnızca yaşananları anlatmaz; aynı zamanda insanın kendisini yeniden kurduğu görünmez alanları da açığa çıkarır. Bir insanın doğduğu topraklardan ayrılması, başka bir ülkeye gitmesi, yeni bir dilin ve kültürün içinde var olmaya çalışması yalnızca sosyolojik bir hareketlilik değildir. Bu yolculuk, edebiyatın yüzyıllardır incelediği en güçlü insanlık deneyimlerinden biridir. Çünkü göç, bir yer değiştirmeden çok daha fazlasıdır: Hafızanın taşınması, kimliğin yeniden yazılması ve geçmiş ile gelecek arasında yeni bir anlam köprüsü kurulmasıdır. Nitelikli göçmenlik, genellikle eğitim, uzmanlık, mesleki beceri veya akademik yetkinlik gibi unsurlar üzerinden tanımlansa da edebiyat perspektifinden bakıldığında bu…
Yorum BırakYele takipçilerine selam! Fazla korkunun zararları nelerdir konusunu bugün daha yakından tanıyoruz. Fazla Korkunun Zararları Nelerdir? Korkunun Felsefi Sınırları Üzerine Bir Deneme Bir insan hiç korkmasaydı gerçekten özgür mü olurdu, yoksa tehlikeleri fark edemeyen bir varlığa mı dönüşürdü? Ya da tam tersine, sürekli korku içinde yaşayan bir bilinç kendi hayatını korumaya çalışırken aslında yaşamaktan uzaklaşır mıydı? Felsefenin temel sorularından biri tam da burada ortaya çıkar: İnsan kendisini ve dünyayı nasıl anlamalıdır? Korku, insan varoluşunun en eski duygularından biridir. Tehlikeyi sezmemizi, hayatta kalmamızı ve geleceğe dair önlemler almamızı sağlar. Ancak korku ölçüsünü kaybettiğinde yalnızca psikolojik bir durum olmaktan çıkar; ahlaki kararlarımızı,…
Yorum BırakKelimelerin Bavulunda Saklı Bir Dünya: Ayı Paddington’un Türkçe Sesi Üzerinden Edebiyata Bakmak Yele okurları için hazırlanan bu yazı, Ayı Paddington seslendiren kim Türk konusunda rehber niteliği taşıyor. Bir karakter bazen yalnızca çizgilerden, sayfalardan ya da perdedeki görüntülerden ibaret değildir. Bazı kahramanlar, onlara verilen sesle birlikte yeni bir ruh kazanır; farklı coğrafyalarda farklı kalplere dokunur. Edebiyatın büyüsü de tam olarak burada başlar: Kelimeler yalnızca anlam taşımaz, aynı zamanda duygu, hafıza ve hayal gücü taşır. Bir anlatının içine giren okur ya da izleyici, aslında kendi iç dünyasında yeni bir metin yazmaya başlar. Bir cümlenin tonu, bir karakterin konuşma biçimi veya bir sesin…
Yorum BırakBurcu Esmersoy’un gençlik sırrı nedir? Güzellik algısını toplumsal cinsiyet ve sosyal adalet açısından değerlendirmek Burcu Esmersoy’un gençlik sırrı nedir? sorusu, çoğu zaman yalnızca bakım rutinleri, sağlıklı yaşam alışkanlıkları veya estetik tercihler üzerinden ele alınıyor. Ancak bu soru aslında günümüz toplumunda gençlik, güzellik, kadınlık, görünüş baskısı ve sosyal eşitsizlikler hakkında çok daha geniş bir tartışmanın kapısını aralıyor. Bir kişinin nasıl genç göründüğü kadar, toplumun kimleri genç, güzel ve değerli kabul ettiği de önemli bir mesele. İstanbul’da yaşayan 29 yaşında biri olarak, günlük hayatın içinde bu konunun izlerini sık sık görüyorum. Toplu taşımada, işyerinde, sokakta ya da sosyal medya konuşmalarında insanların görünüşleri…
Yorum BırakArda Güler Golden Boy Ödülü’nde Kaçıncı Oldu? Başarı, Değer ve İnsan Anlamı Üzerine Felsefi Bir Deneme Bir insanın değerini ölçmek mümkün müdür? Bir çocuğun yeteneğini, bir sanatçının eserini, bir bilim insanının keşfini ya da bir futbolcunun sahadaki zarafetini tek bir sayı ile ifade etmek ne kadar anlamlıdır? Belki de en zor sorulardan biri şudur: Bir insanın gerçek değeri, başkalarının verdiği sıralamalarla mı belirlenir, yoksa bu sıralamaların ötesinde görünmeyen bir anlam dünyası var mıdır? Antik çağlardan günümüze kadar filozoflar bu soruyla farklı biçimlerde uğraştı. Etik bize “nasıl yaşamalıyız?” sorusunu sorarken, epistemoloji “neyi gerçekten bilebiliriz?” sorusunu araştırır. Ontoloji ise “var olan şeylerin…
Yorum Bırak