İştihalı Ne Demek? Psikolojik Bir Mercekten Anlam Arayışı Bazen bir kelime karşısında durup duraksarız. Anlamını bildiğimizi sandığımız pek çok sözcüğün, kendi içimizde taşıdığımız hisler ve davranışlarla nasıl örtüştüğünü hiç düşündünüz mü? “İştihalı ne demek?” sorusu, bu yazıda benimle birlikte bir içsel yolculuğa çıkmanız için bir davet niteliğinde. Bu kelimeyi sadece sözlük anlamıyla değil; bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji boyutlarıyla irdeleyeceğiz. Okurken kendi deneyimlerinizle bağ kurmanızı sağlayacak sorular da bulacaksınız. İştihalı, dilimize nadiren giren bir sözcük olabilir. Türk Dil Kurumu’na göre “iştihal”, “iştihalı” ise bu kavrama sahip olma durumunu ifade eder; yani “iştahlı olmak”, bir şeylere karşı güçlü bir arzu ya…
Yorum BırakRüzgarlı Fikir Esintisi Yazılar
Uçucu Yağlar Su ile Seyretilir mi? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden İnceleme İstanbul’un kalabalığında yürürken, bir yanda koşuşturup giden insanlar, diğer yanda çeşitli dükkanlardan yayılan hoş kokular. O gün de bir parfüm dükkanının önünden geçerken burnuma gelen esanslı kokular bir an için beni durdurdu. Uçucu yağlar, parfümler, aromaterapi… Bu kokular aslında toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletle doğrudan ilişkili. Peki, uçucu yağlar su ile seyreltilir mi? Bu soru basit bir sorudan öte, aslında bu yağı kullanan farklı toplumsal grupların sağlık, ekonomi ve çevre üzerindeki etkilerini de sorgulatıyor. Bu yazımda, gündelik hayatta gözlemlediğim örneklerle birlikte, bu soruyu toplumsal cinsiyet…
Yorum BırakTürkiye’nin En Büyük Taraftarı Kimdir? Taraftar denilince, Türkiye’de akla gelen ilk şey, belki de kalp atışlarını hızlandıran, şampiyonluk sevinçleri ve yenilgi hüzünleriyle iç içe geçmiş bir yaşam tarzıdır. “Türkiye’nin en büyük taraftarı kimdir?” sorusunun cevabı, aslında her yönüyle tartışmalı ve subjektif bir konu. İşin içinde milyonlarca taraftar, binlerce farklı görüş ve sonsuz bir rekabet var. Ama bu soruya net bir şekilde cevabım var: Bence Türkiye’nin en büyük taraftarı, kalbi futbol dışında bir şey için çarpmayanlar değil, içten içe futbolu, hayatı, rekabeti ve takımı için mücadele edenlerdir. Ama durun, bu lafı söylemekle her şey bitmedi. Taraftarın kim olduğu konusunda herkesin farklı…
Yorum Bırakid=”j1sd9b” Türk Tiyatrosunun Shakespeare’i Kim? Farklı Yaklaşımlar ve Karşılaştırmalar Herkese merhaba! Konya’da, mühendislik ve sosyal bilimlere ilgi duyan biri olarak, kafamda bazen birbirinden oldukça farklı sorular belirebiliyor. Son zamanlarda düşündüğüm konulardan biri de şu: “Türk tiyatrosunun Shakespeare’i kim?” Shakespeare, bildiğiniz gibi Batı edebiyatının en büyük yazarlarından biri ve onun etkisi dünya çapında çok derin. Peki, Türk tiyatrosunda da benzer bir etki yaratan, kültürümüzü derinden etkileyen biri var mı? Hem analitik bir bakış açısıyla hem de insani duygularımla bunu irdelemeye çalışacağım. İçimdeki mühendis ve içimdeki insanın bakış açıları arasında gidip geleceğim. Hazırsanız başlayalım! İçimdeki Mühendis: Objektif ve Analitik Bir Bakış Açısı…
Yorum BırakTalimatla İfade Vermek Ne Demek? Küresel ve Yerel Açıdan İnceleme Herkes bir şekilde talimat almış ya da talimat vermiştir, öyle değil mi? “Şu işi yap” ya da “Bunu şuraya koy” gibi basit direktiflerle her gün karşılaşıyoruz. Ama bu kadar basit mi gerçekten? Talimatla ifade vermek, sadece birine bir şey söylemekten çok daha fazlası aslında. Küresel ve yerel düzeyde bu kavram nasıl şekillenir, toplumlar ve kültürler nasıl farklı anlamlar yükler? Gelin, bu sorunun cevabına daha derinlemesine bakalım. Talimatla İfade Vermek Nedir? Öncelikle, “talimatla ifade vermek” kavramını netleştirelim. Bu terim, bir kişinin, diğer birine net ve doğrudan bir şey yapmasını söylemesi, yönlendirmesi…
Yorum BırakGeçmişin Işığında Türk Astronotlar: Uzayın Kapısını Aralayan Yolculuk Geçmişi anlamak, bugünü yorumlamanın en güvenilir yollarından biridir; insanlık, yıldızlara bakarken sadece geleceği değil, geçmişin birikimini de gözden geçirir. Türk astronot meselesi, bu bakış açısıyla incelendiğinde, yalnızca bir bireyin uzaya çıkış hikâyesi değil, bir toplumun bilimle ve teknolojiyle kurduğu ilişkinin de aynasıdır. Peki, tarih boyunca Türkler uzay yolculuğu alanında nerede durdu ve bu süreç hangi toplumsal kırılma noktalarıyla şekillendi? Erken Dönem Hayaller ve Gözlemler Türklerin astronomiye olan ilgisi, Orta Asya bozkırlarından Osmanlı saraylarına uzanan bir süreklilik gösterir. Selçuklu döneminde yapılan gözlemevleri ve Maragha ile Tübitak’ın erken astronomi çalışmaları, modern uzay bilimlerinin temelleri…
Yorum BırakMessenger’da Neden Sürekli Aktif Görünüyorum? Ankara’da yaşayan 25 yaşında, ekonomi okumuş bir genç olarak, teknolojiye olan ilgim her geçen gün artıyor. Özellikle veriyle uğraşmayı çok seviyorum; ama bazen günün ortasında Messenger’ı açtığımda “Acaba yine neden sürekli aktif görünüyorum?” sorusuyla karşılaşıyorum. Hem çevremdeki insanlardan duyduklarım hem de kendi tecrübelerim, beni bu konuda derin düşünmeye sevk ediyor. Messenger, artık sadece sohbet edilen bir platform olmaktan çıkıp, kişisel hayatımızın bir parçası haline geldi. Ancak bazen, bu aktiflik durumu biraz kafa karıştırıcı olabiliyor. Gerçekten de Messenger’da neden sürekli aktif görünüyorum? Bu yazıda, çocukluğumdan, iş hayatımdan ve çevremden gözlemlerimle, Messenger’daki sürekli aktiflik durumunun ardındaki nedenleri…
Yorum BırakMedipol Üniversitesi Türkiye’de Kaçıncı Sırada? Bir Genç Yetişkinin İçsel Yolculuğu Herkesin hayatında bir dönüm noktası vardır. Bir an gelir, her şey değişir. O anı bulmak belki de en zor olanıdır. Kayseri’de büyüyen bir genç olarak, her şeyin düzene girdiğini düşündüğüm bir dönemde, Medipol Üniversitesi’nin sıralamasını öğrenmem, içimdeki bu keşfi başlatan kıvılcım oldu. Hayallerle Gerçekler Arasında Bir Yer Bir sabah, Kayseri’nin soğuk ama berrak havasına karşın içimdeki sıcaklık bir türlü geçmiyordu. O sabah bir şeyler yapmalıydım. Yeni kararlar almalı, yeni bir yol çizmeliydim. 25 yaşımdaydım ve gençliğimin sonbaharını hissediyordum. Herkesin sahip olduğu bir yöne doğru gitme baskısı vardı. Yavaş yavaş yetişkinliğe…
Yorum BırakHangi Padişahın Cenazesi Üç Kere Kaldı? Tarihe Dönüp Bakarken İstanbul’da yaşamanın gerçekten bir anlamı var. Tarih ve modernite birbirine o kadar yakın ki, bazen bir kafede oturup bir fincan kahve içerken, gözlerim eski binalara kayıyor ve bir anda 500 yıl öncesine gidiyorum. İstanbul, geçmişin kokusunu, taşlarını, anılarını bugün hâlâ taşıyor. Bu yüzden, bazen düşündüğümde, tarihî olayların da hayatın bir parçası gibi hissettirdiğini fark ediyorum. Mesela, geçen gün bir arkadaşım bana, “Hangi padişahın cenazesi üç kere kaldı?” diye sormuştu. O kadar ilginç bir soru ki! Hemen düşündüm, bu tür şeyler aklımı karıştırır ama bir şekilde merakımı da cezbeder. Kimdi o padişah?…
Yorum BırakEylül Ayında Meyve Ağacı Sulanır Mı? Eylül ayı geldiğinde, meyve ağaçlarının bakımı hakkında kafalarda pek çok soru belirmeye başlar. Bahçecilikle ilgilenenler için bu soruyu sormak gayet doğal; çünkü meyve ağaçları yaz boyunca sulanıp büyürken, sonbahar mevsiminin gelişiyorsa, sulama alışkanlıkları da değişir. Peki, gerçekten Eylül ayında meyve ağacı sulanır mı? Bu sorunun cevabı, tek bir doğruya indirgenemeyecek kadar karmaşık. Ancak, bu yazıda bilimsel bir bakış açısıyla ama herkesin anlayabileceği bir dille bu soruyu yanıtlamaya çalışacağım. 1. Meyve Ağaçları Neden Sulanır? Öncelikle, meyve ağaçlarının sulanması gerektiğini anlamak için, onların nasıl çalıştığını biraz daha derinlemesine incelemek faydalı olacaktır. Bir meyve ağacı suyu, tıpkı…
Yorum Bırak