İçeriğe geç

Bir insan kaç derecedir ?

Bir İnsan Kaç Derecedir?

Hayatın her anı, her duygusu bir derece gibi. Bazen sıcaktır, bazen soğuk… Arada kalanlar ise birbirinden çok farklıdır.

O An: Buz Gibi Bir Sessizlik

Kayseri’nin soğuk kış günlerinden birinde, pencerenin kenarına yapışmış, bembeyaz kar tanelerinin yavaşça yere düşüşünü izlerken aklımdan geçeni hatırlıyorum. O kadar derin bir düşünceye dalmışım ki, aniden gözlerim yaşarırken fark ediyorum: “Bir insan kaç derecedir?” Havanın soğukluğu bir yana, içimdeki sıcaklık beni en çok sarstığı anlardan biriydi. İçimdeki buzdolabı gibi hissettiğim o anlarda, duygularımın sıcaklık derecesini merak ettim. Bir insan kaç derecedir?

Hayatımın bir döneminde, birinin içine girebilmek için yumuşacık olmanız gerektiği söylenmişti. Gerçekten öyle miydi? Bu sorunun cevabını bulmak hiç kolay olmadı. Belki de bir insanı anlamanın yolu, sadece onları sıcacık görmekle değil, aynı zamanda onların en soğuk yanlarını kabul edebilmekle geçiyordur.

Soğukla Sıcak Arasında

Kayseri’de kışın sabahları erken saatlerde uyanmak, genelde soğuk yüzünden eve bir adım bile atmak istemediğim bir alışkanlık olmuştu. O gün, bir arkadaşımın mesajı geldi. “Buluşmak ister misin?” diye yazmış. İçimde bir gariplik vardı, belki de o gün soğukla baş başa kalmak istiyordum. Ama cevabımı verdim, gidecektim.

Buluşma noktasına vardığımda, onun gözleri bana çok tanıdık geliyordu. Ama hissettiğim, içimdeki garip duygu, adeta bir sıcaklık patlaması gibiydi. O an, her şeyin doğru olduğu, doğru kişiyle olduğumu hissettim. Yine de, içimdeki bu hissiyatın bir çeşit yanlışlık içerdiğini de biliyordum. Her şey sadece dışarıdan bakıldığında çok doğru, çok yerindeydi. Ama içimde başka bir şey vardı; belki de soğuk bir ihtimallik, belki de korku. Yine de o an bir şekilde “Bir insan kaç derecedir?” sorusu aklımdan geçti.

O Anın Derinliği: Buzdan Bir Gece

Buluşmanın üzerinden bir kaç gün geçti. O gün, bir şekilde içimdeki bütün sıcaklık kayboldu ve karşımda kocaman bir buz duvarı vardı. O buz duvarını hissettim, ama nereye kadar ısınabilirdim ki? Hep öyle değil midir? İnsanlar bazen seni yakından tanımadan, sıcaklığını hissetmeden önce, seni fark etmiyor. Ya da belki de, ben onları anlamadım.

Zamanla fark ettim ki, içimdeki bu duvarı hissettikçe, ona yaklaşmak, ona dokunmak çok zordu. Sıcaklık bir arayıştı ve bu arayış bambaşka bir noktaya evrildi. İçimdeki soruya takıldım yine, “Bir insan kaç derecedir?” Karşımdakinin beni anladığını, benimle aynı sıcaklıkta olduğunu hayal ettim. Ama belki de onun sıcaklığı, benim soğukluğumla çatışıyordu.

Zamanla fark ettim ki, biz birer dereceli varlıklarız. Bazı insanlar çok sıcaktır, diğerleri soğuk. Ama belki de asıl önemli olan, o sıcaklıkla bir arada olabileceğimiz bir dengeyi bulabilmekti. Kayseri’nin o karla kaplı günlerinde, kış soğuğunda hep böyle düşündüm. İnsanlar her zaman birer sıcaklık birimi gibi. Kimisi donmuş, kimisi kaynıyor, kimisi ılık. Ama soğuk ya da sıcak her şeyin geçici olduğunu bir şekilde biliyoruz, değil mi?

Sonuç: Her Birimiz Bir Dereceyiz

İçimdeki buz, biraz olsun eridi. Soğuk geçen günlerden sonra, bir insanın derecesi aslında bir şeyleri çözebilmek için değil, birini anlayabilmek için değişiyormuş. Belki de bir insanın gerçekte ne kadar sıcak ya da soğuk olduğu, ona nasıl dokunduğumuzu görmekle ilgili bir şeydi. İnsanlar birbirlerine ne kadar yakın, ne kadar uzaksa, o kadar derecelerini bulurlar. Bazı insanlar sıcakken, diğerleri soğuk olabilir. Ama her iki sıcaklık da zamanla bir noktada birbirine ulaşır. O an, belki de her şeyin bir sıcaklık derecesi olduğunu kabul ettiğimizde, içimizdeki sıcaklık ve soğuk arasındaki dengeyi kurmayı başarırız.

Bir insan kaç derecedir? Aslında bunu anlamak, belki de hepimizin en büyük sırrıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betci giriş